BAZEN ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK GİBİ DEĞİL

Myndos antik kenti Gümüşlük’teyiz. Her gün adeta bir Zen Bahçesi’nde süzülüyoruz, Limon Gümüşlük bahçesinde. Bazen çalışmak hiç çalışmak gibi değil. Aslında şu an çalışıyoruz. Emek de gerektiriyor, en az diğer işler kadar. Zaman da, bedensel sağlık da, ruh da… Fakat eğer yaptığınız işi seviyorsanız durum biraz farklı oluyor. Bizler toplumun bizi yönlendirdiği işleri değil, kendi sevdiğimiz işleri yapan bir grup insanız burada. Sorsanız, hepimizin enterasan özellikleri, farklı hikayeleri var. Tüm işlerde olduğu gibi belirli çalışma saatlerimiz ve izinlerimiz var. Fakat dediğim gibi, bazen çalışmak hiç çalışmak gibi değil.

Bu sene enterasan bir şey keşfettim. Aslında kendime en rahat zaman ayırdığım anlar, çalıştığım anlar oluyor. İlk bakışta mübalağlı ve komik görünüyor bu söylediğim, farkındayım. Ama eğer çalışırken sadece işle ilgileniyorsanız, kafanızın nasıl rahatladığını ve o sırada yaptığınız şey dışında hiçbir sorumluluğunuz olmadığını göreceksiniz. Bir çam ağacının gölgesinde, önümde yemyeşil bir düzlük, solumda deniz, bir sürü ilginç ses, tene dokunan bir rüzgar…

“Sanki ailen sana ağaç ev vermiş” dedi bir arkadaşım. Bunu tarif etmek çok kolay değil. Burada her gün farklı bir müzik duyuyorum çalışırken. Kendi müziğim. “İnsanların nasıl hareket ettiği değil, insanları neyin hareket ettirdiği benim için önemlidir” demiş Pina Bausch. Nasıl güzel bir söz. Gün içinde hep bir takım eleştirilerimiz var insanlar olarak. Belki de baktığımız yönü değiştirmektir önemli olan, bizi harekete geçireni bulmak ve onu takip etmektir.

“Senin madem, öyle bir mutfağın var tuzun kuru” dediğinizi duyar gibiyim. Emin olun hep bunun olmasını istediğim için şu an böyle. Buna sahip olana kadar şükür etmeye devam ettiğim ve hep bu günün düşünü kurduğum için… Düş kurmayı ve onu takip etmeyi bırakmadığım için… Düşler, olduğunuz mevcut durumu koruyarak değil, peşlerinden koşma sorumluluğunu alırsanız gerçekleşiyor. Bu da bir insanın kendi hayatında alabileceği en doğru sorumluluk sanırım.

Ben şimdi Limon Gümüşlük’te, benim için dünyanın en güzel mutfağında hayallerimi takip etmenin güvenini yaşıyorum. İşte benim için Limon Gümüşlük bu demek: Güven, hayal, huşu. Hiçbirimizin pusulaya ihtiyacı yok, biraz gözümüzü kapatmamız yeter. Yaşamda kalın. – Tuba Gürcan