99’DA LİMON

Yeşim Harcanoğlu’nun kaleminden, Tibet Sanlıman’ın özel tasarımıyla Gümüşlük Limon için 1999 yılında hazırlanan broşürde Limon, hiç bilmediğiniz bir serüvenin öznesi.

Şşişşşşşşt…

Sen de mi?

Sezar’ı öldürdükten sonra, Brütüs’ü Myndos’a getiren, kulağına fısıldanan “Sen de mi?” sorusu olmalı… Soruları cevaplamak veya cevapsız bırakmak için ihtiyaç duyulan sükûnete sahip olması, Myndos’un en çekici özelliği. Ya da bugünkü adıyla Gümüşlük’ün.

Balık lokantalarıyla ünlü sahili, denizde yaşayanların bile isteyerek karaya vurduğu, seçkin bir uğrak yeri. Nispeten geç keşfedilmiş olması, doğallığını koruma şansı vermiş Gümüşlük’e. Gümüş kadar temiz ve durgun koy, bir zamanlar, yalnızca Myndos hükümdarının kullandığı Kral Yolu ile, ıssız ve dingin tepelere bağlanıyor.

ştt_1024x768

Şimdi, yalnızca ağustos böceklerinin hüküm sürdüğü bu yolun götürdüğü tepelerden birinde, küçük bir ev var. Civardaki Rum evlerinin en eskilerinden olan bu ev, sessiz bir vadi ile onun ulaştığı açık denizi seyrediyor.

Daha yeni temizlendi, boyandı, süslenip, püslendi. Açık denize bakan yanı, bir çardakla gölgelendi. Çardağın altındaki sedirler, denizden, taştan, topraktan yansıyan Akdeniz güneşine rağmen, serin ve rahat bir sabah keyfi yaşatıyor insana. Bugün, sıcakta, evin öteki yüzündeki asmalı avlu ya da çok köşeli, sardunyalı bahçe, serin bir öğle uykusu için, hepimize yeter de artar bile…

Bu evin ruhunda, kalabalık ve kabalık yok. En kalabalıkta bile nezaketle sunabileceği, bir yalnızlık köşesi var. Her gün farklı renklerle batan güneşin (bilmem farkettiniz mi?) davetini geri çevirmek mümkün değil. Hele sedirler oraya serilmiş ve vadi kuşlarının sesine kulak kesilmişken.

Temiz hava, iştah açar. Ev reçelleri, kekik balı, köy ürünleri (yumurtalar, tereyağlar, yoğurt ve peynirler), mısır unundan elmalı turta, tam buğday unundan peynirli kek, sanki, her tepede farklı tatla yetişen taze otlar, bitki çayları ve taze meyve suları, bu küçük evin size açtığı zengin mutfağından…

Gece, bahçedeki kandiller ve ateş böcekleri, ay ışığına eşlik ederken, çam ağaçlarının altındaki hamakta, dilek tutmak için, bir yıldızın kaymasını bekleyerek sabahı edebilir ya da böyle erken bir saatte sizi nasıl bulduğuna şaşarak huzurlu bir uykuya dalabilirsiniz. Yaşamın tüm gürültüsünden uzakta…