MUTFAĞIMIZIN MEHMET “AĞABEY”İ

Limon’un neredeyse ilk günlerinden beri burada olan, şef yardımcımız Mehmet “Ağabey”den bahsedeceğim sizlere. Herkesinki gibi, bambaşka bir hikaye bu da. Yepyeni bir romana başlamak gibi…

Muğla Milas’ın Sakarkaya Köyü’nden Mehmet Abi’miz. Bakmayın “Abi” dediğimize, daha 35 yaşında. Ama yaşına rağmen, mutfağımızın “Abi”si o. Dile kolay, 13 senedir bu mutfakta. Limon’un hikayesinin çoğunda burada bizimleydi, başrollerinden biriydi o hikayenin.

Askerliğini bitirmiş, sevdiceğiyle nişanlanmış, ailesini kuracak olmanın verdiği sorumlulukla, bavulunu toplayıp gelmiş Gümüşlük’e, ablasının yanına. Bir iki yerde çalışmış ilk geldiği günler, tatmin olmamış. Bir sabah, sevdiği işi bulmak için, Gümüşlük’ten çıkmışlar yola. Yürüyerek, çevredeki lokantaları gezip iş aramaya…

Bütün bunlar olurken, Candan Limon’da, yeni işi bırakan bulaşıkçısının yerine yeni birini nasıl bulacağını düşünüyor kara kara. O sabahı şöyle anlatıyor Candan. ”Limon’da masanın birine çökmüş içimden sık sık, ‘Allahım, bana askerliğini yapmış, köyden genç bir çocuk yolla’ diye dua ediyordum”.
Kaderin cilvesi herhalde, Gümüşlük sahilden yürümeye başladığınız zaman, o yıllar karşınıza ilk Limon çıkıyordu. Mehmet Abi de, ilk Limon’a geliyor iş sormaya. Mutfağın önündeki masada Candan, oturuyor tek başına. İlk böyle kesişiyor yolları…

İşte o gün bugündür burada bizimle Mehmet Abi. Önce bulaşığa koymuşlar Mehmet’i, ama o hiç “Ben işimi yaparım, gerisi beni ilgilendirmez.” dememiş. Hemen sahiplenmiş mekanı. Gözüne ne sorun takılırsa hemen halleder, birinin yapamadığı bir iş olursa hemen o koşarmış. Sezon başlamadan gelir, mekanın tadilatında çalışır, badanasını yapar; sezon bittikten sonra kalır, toplanmasına yardımcı olurmuş. Bir kafenin maaşlı bir çalışanı gibi değil, evinin eksiklerini gideren birinin sorumluluğuyla ilgilenmiş Limon’la.

Candan, “Her şeyi Mehmet bilirdi, cin gibiydi” diyor. Tabii böyle olunca, her gördüğünü hemen kapıyormuş Mehmet Abi. Çok geçmeden tatlıları hazırlamaya, mezelere yardım etmeye başlamış. Bugün, Limon’a gelen misafirlere sunduğumuz “sıcaklar” onun ellerinden çıkıyor.

Mehmet Abi’miz, yazları burada bizimle mutfakta şeflik yapıyor, kışları köyünde hayvanlarının başında çobanlık. “Köydeki işlerden sonra, buradaki işler hiç yormuyor.” diyor. Hiç şikayet etmiyor, her daim işinin başında.

Pazar alışverişi yapılmış, Limon’un önüne kasa kasa meyveler sebzeler gelmiş, herkes yardım ediyor taşınmasına. Herkesin elinde bir kasa, Mehmet’in elinde üç kasa. Candan endişeleniyor, “Mehmet belini inciteceksin, teker teker taşısana, acelemiz yok.”. Mehmet Abi üç kasayı götürüp bırakıyor, dönüp üç kasa daha alıyor. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Limon’da hayat devam ediyor.

-Güneş Aydın